Sigara İçmek Kemik Kaybını Arttırmakta ve Vitamin Dengesini Bozmakta | Dr. Fulden Küçük

Kliniğimize Hoş Geldiniz

Çalışma Saatleri : Pazartesi'den Cumartesi'ye : 16:00 ile 20:00
  İletişim : 0552 670 00 52

Sigara İçmek Kemik Kaybını Arttırmakta ve Vitamin Dengesini Bozmakta

Sigara içmenin zararları konusunda bir çok makale yazdık… Bu yazımızda ise sigaranın kemik kaybını nasıl arttırdığını ve vücudumuzun vitamin dengesini bozarak bizi nasıl tehlikelerin içine sürüklediği konusunu işleyeceğiz ve eminiz ki bu yazıdan sonra sigara bırakmayı gerçekten isteyeceksiniz…

Her gün yeni bir zararının keşfedildiği sigara için bu sefer yapılan klinik çalışmalar kemik kaybı ve vitaminler üzerine olmakta ve sırasıyla sigaranın bu iki durum için neler yaptığını adım adım öğrenelim…

Sigara içmek kemik kaybını artırır ve bağırsaktan kalsiyum emilimini azaltır

Sigara kullanımının, kemik mineral yoğunluğu kaybı için bir risk faktörü mü değil mi anlamak için yapılan bir araştırmanın sonuçları 2009 yılında The American Society for Bone and Mineral Research sitesinde şu makalede yayınlandı. Yapılan çalışma 3 yıllık plasebo kontrollü bir çalışmadır ve toplam 402 yaşlı erkek ve kadından oluşan grupta 32 sigara içen ve 370 sigara içmeyen kişilerin femur boynu, omurga ve tüm vücuttaki kemik mineral yoğunluğu değişim oranları ve bağırsak kalsiyum emilimi incelenmiştir. Denek gruplarına belirli zamanlarda yapılan ölçümler neticesinde elde edilen veriler ışığında şu önemli hususlar elde edildi;

  • Yapılan çalışmada elde edilen sonuçlar ile denek olarak yaşlı erkek ve kadınlarda sigara içmenin kemik kaybı oranını arttırdığına dair kanıtları güçlendirmektedir.
  • Özellikle günde bir paketten fazla sigara içen erkeklerde daha fazla kemik kaybı olduğu gözlemlenmekte.
  • Sigara içenlerde daha düşük kalsiyum emilimi gözlemlenmiş ve bunun da kemik kaybı oranını etkileyen faktörlerden biri olarak görülmektedir.

Özetlemek gerekirse yapılan bu çalışmada sigara kullanımının, yaşlı erkeklerde ve kadınlarda hızlanmış kemik kaybı için bir risk faktörü olduğu bulunmuştur. Katkıda bulunan faktörlerden biri, bağırsak kalsiyum emilim veriminin azalması gibi görünmektedir, ancak sigara içenler arasında daha fazla kemik kaybına neden olan biyolojik mekanizmaları tam olarak anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Yukarıda özet olarak sunduğumuz verilerin bilimsel olarak test sonuçlarını referans verdiğimiz makaleden okuyabilirsiniz.

Sonuç olarak sigara içmek kemik kaybını arttırmak ve kalsiyum emilimi azaltmaktadır…

Şimdi de yazımızın diğer bir konusu olan vitaminler ve sigara arasındaki ilişkiye bir göz atalım…

Sigara Vücudunuzun Vitaminlerini Nasıl Tüketir?

Her yakılan sigara sonrasında meydana çıkan sigara dumanı neredeyse tüm iç organlarımızı riske atan zehirli ve kansere neden olan kimyasalların bir karışımıdır. Hücresel hasara neden olabilen ve vücudumuzda ki temel vitamin ve mineralleri tüketen bol miktarda serbest radikal oluşturmaktadır. Şimdi bu durumlara bir de yakından bakalım…

Vitamin Tükenmesi

Her sigara içtiğimizde vücudumuzda ki serbest radikallerin üretimi hızlanır. Bu serbest radikaller, kansere ve diğer hastalıklara yol açabilen hücrelere zarar veren yapılardır. Hiç sigara içmeseniz bile vücudumuz her gün hem çevremizde ki toksinler hem de yediğimiz yiyecekleri sindirmek için kullanılan normal metabolik süreçler tarafından üretilen serbest radikallere maruz kalır.

Vitaminler, serbest radikallere karşı bir savunma görevi görür. Hasarı önlemek veya en aza indirmek için serbest radikalleri etkisiz hale getirmeye yardımcı olurlar. Sigara içmek bu kalkanları tüketerek serbest radikallerin vücuda zarar vermesini kolaylaştırır.

Bir araya getirildiğinde, sigaranın neden olduğu artan serbest radikaller ile sigaradan kaynaklanan azalan vitamin arzının birleşimi, bize karşı bir çift etki oluşturur. Serbest radikallerin vücudumuza ne yaptığına, sigaranın temel vitaminleri tüketme sürecine ve bu kombinasyonun vücudunuzu hasara karşı nasıl savunmasız bıraktığına bakalım.

Serbest radikaller

Serbest radikaller, tek sayıda elektrona sahip atomlar veya moleküllerdir. Moleküller bu durumda olmayı sevmezler (bir çift elektrona sahip olduklarında çok daha mutlu olurlar), bu da onları çok kararsız hale getirir. Bu mutsuz serbest radikaller enerjilerini dengeleyebilmeleri için diğer moleküllerden elektron kapmak için vücutta dolaşırlar.

İhtiyaç duydukları elektronu nerede bulduklarına bağlı olarak, sağlıklı dokuya zarar verebilirler. Kolajene müdahale ettiklerinde, kötü şöhretli “sigara içenlerin kırışıklıklarına” neden olurlar. Kan damarlarıyla karşılaştıklarında, kalp krizi için zemin hazırlayan kan damarı astarına zarar verebilirler.

Ve kaynak vücudumuzdaki hücrelerde DNA olduğunda hasar (gen mutasyonları) meydana gelebilir. Bir kanser hücresinin oluşumundan sorumlu olan bu gen mutasyonları birikimidir.

Antioksidanlar

Vücudun savunma sistemi, serbest radikallerin neden olduğu hasarla mücadele etmek için antioksidanlar kullanır. Antioksidanlar, kendi moleküler bütünlüklerini kaybetmeden elektronları serbest radikallere bağışlayabilen moleküllerdir. Bu şekilde, serbest radikallerin vücut üzerindeki yıkıcı etkisini yavaşlatabilirler.

Yapılan çalışmalar, bazıları insan vücudunda doğal olarak üretilen 4.000’den fazla antioksidan tespit etti.Diğerleri yediğimiz gıdalardan gelir.

İki önemli antioksidan şampiyonu, C vitamini ve E vitaminidir. Vücuttaki iltihaplanma ve toksinlerle savaşmaya yardımcı olurlar ve sağlıklı bir bağışıklık sistemi için kritik öneme sahiptirler.

C vitamini

C vitamini suda çözünen bir vitamindir. Yağda çözünen vitaminlerin aksine vücut suda çözünen vitaminleri depolayamaz ve bunları yediğimiz gıdalardan günlük olarak alması gerekir.

Vücudumuzda ciltten kasa, bağlardan kan damarlarına kadar her şeyi üreten hücrelerin büyümesi ve onarılmasından sorumlu bir protein olan kolajen yapmak için C vitamini gereklidir. Bağışıklık sistemimizi güçlü tutmaya ve kan şekerini düşürmeye yardımcı olur. Aynı zamanda, E vitamini gibi diğer antioksidanların yenilenmesine yardımcı olabilme gibi eşsiz bir kaliteye sahiptir.

Araştırmalar, sigara içenlerin ve pasif dumana maruz kalanların vücutlarında C vitamini miktarının azaldığını bulmuştur. Sigara içenlerin sigara içmeyenlere göre günde 35 mg daha fazla C vitamini alması gerektiği düşünülmektedir.

Ne yazık ki, basitçe bir takviye almak, en azından kalp hastalığı açısından çözüm değildir. C vitamini takviyesi alan kişiler, düşük C vitamini seviyeleri ile ortaya çıkan kan damarlarında hasar sorunlarını görmeye devam etti, henüz bunun nedeni hakkında net bir bilgi bulunmamakta…

C vitamini takviyelerinin kanser riskini azaltmadığı ve bunun kafa karıştırıcı olabileceği yönünde tartışmalar olmuştur. Vücudu aşırı yüklemek (ihtiyacınız olandan daha fazlasını almak) muhtemelen yardımcı olmayacaktır. Ancak küçük bir C vitamini eksikliği bile sizi daha büyük risk altına sokabilir. Ve sigara içen insanlarda C vitamini seviyeleri daha düşük olduğu için, durum böyle görünüyor.

2017 yılında yapılan bir araştırma, C vitamini açısından yüksek bir diyetin sigara içen kadınlarda akciğer kanseri riskini %26 azalttığını buldu.

Onca bilgi sonrasında ne yapmamız gerekiyor?

Sigara içiyorsanız veya pasif sigara dumanına maruz kalıyorsanız, diyetinizde yeterli miktarda C vitamini almak son derece önemlidir. Buna rağmen sigara içmeye devam etmek istiyorsanız yapacağınız bu iş göreceğiniz herhangi bir faydayı engellemeye neden olabilir ama en kesin çözüm ise sigarayı bırakmaktır.

C Vitamininin Gıda Kaynakları

C vitamini tüm meyve ve sebzelerde bulunur. Mükemmel C vitamini kaynakları şunlardır;

  • Kavun
  • Karpuz
  • Turunçgiller
  • Yaban mersini, kızılcık, çilek, ahududu
  • Kızılcık
  • Çilekler
  • Ahududu
  • Domates
  • Brokoli
  • Brüksel lahanası
  • Patates (tatlı ve beyaz)

E vitamini

E vitamini yağda çözünür ve karaciğerde ve vücuttaki yağ depolarında depolanır. Bu, her gün diyetinizde mutlaka E vitamini almanız gerekmediği anlamına gelir, ancak diyetinizde E vitamini almak vücudunuzun tedarikini sürdürmesi için önemlidir. E vitamini, kırmızı kan hücreleri oluşturmamıza yardımcı olan ve virüsler ve bakterilerle savaşmak için bağışıklık sistemini güçlendiren önemli bir besindir.

Araştırmacılar ayrıca E vitamininin bizi kanserden, kalp hastalığından ve yaşlanmadan korumada rol oynadığını düşünmekteler. E Vitamini, hava kirliliği ve sigara dumanı soluduğumuzda akciğerlerde oluşan serbest radikal hasarına karşı ilk savunma hatlarından biridir. E Vitamini bir antioksidan güç merkezidir.

C vitamini gibi, sigara da E vitamini ihtiyacını artırıyor gibi görünüyor

Ne yazık ki araştırmalar, E vitamini takviyelerinin aslında kanseri, kalp hastalığını veya yaşlanma semptomlarını önlemeye yardımcı olduğunu doğrulayamamıştır.

E vitamininin belirli bir türünün önemli olduğuna dair tartışmalar var, ancak şu anda en iyisi mantıklı bir diyet yaparak E vitamini almaktır.

Sağlıklı E Vitamini Kaynakları

  • Fındık, yer fıstığı ve badem gibi kuruyemişler
  • Aspir, buğday tohumu, mısır ve ayçiçeği gibi bitkisel yağlar
  • Ispanak ve brokoli gibi yeşil yapraklı sebzeler
  • Ay çekirdeği gibi tohumlar
  • E vitamini ile zenginleştirilmiş kahvaltılık tahıllar

Serbest radikaller

Bilim adamlarının hala sigara dumanının bileşimi hakkında öğrenecekleri çok şey olsa da, sigara içmek ve vitamin tükenmesi arasında bağlantılar olduğunu ve bunun vücudumuzun sigara dumanındaki toksinleri yönetme yeteneğini tehlikeye attığını biliyoruz. Bu bizi tütün kullanımının ardından gelen hastalıklara yatkın hale getirebilir.

Sigara dumanı, 7.000’den fazla kimyasal bileşiğin son derece toksik bir karışımıdır.Sigara dumanındaki zararlı kimyasalların bazıları şunlardır:

  • Benzen (böcek ilacı ve benzinde kullanılır)
  • Formaldehit (mumyalama sıvısı olarak kullanılır)
  • Hidrojen siyanür (Nazi Almanya’sında kullanılan gazlaştırma ajanı)
  • Karbon monoksit (araba egzozunda ve büyük miktarlarda ölümcül)
  • Arsenik (fare zehirinde kullanılır)

Sigara dumanı, ayrışmasının bir parçası olarak serbest radikaller üreten radyoaktif bileşenlere de sahiptir.

Sigara dumanı, ister yanan bir sigaradan birinci elden(ana akım dumanı) ister havada kalan dumandan ikinci el olarak solunması tehlikelidir .

Özetle:

Yukarıda sigara kaynaklı kalsiyum emilimi azalması ve buna bağlı olarak kemik mineral yoğunluğunun kaybından söz ettik. Sonrasında ise sigara kaynaklı artan serbest radikallerin, sahip olduğumuz antioksidanları gereksiz yere tükettiğini ve bu eksik vitamin ve mineraller yüzünden başkaca rahatsızlıklara yol açtığını öğrendik. Eğer yeterli vitamin takviyesi yapmaz isek serbest radikallerle savaşacak mekanizmaların yeterli gelememesi nedeniyle işimizin çok zor olacağını öğrendik…

Ve hiçbir şey için geç değil !

Eğer sigara içiyorsanız ve bırakmak istiyorsanız hiçbir zaman geç değildir. Vücut sigarayı bıraktığınız andan itibaren kendini tamir etmeye başlar ve 10 yıl içinde önemli ölçüde etkisi azalır. Sigarayı bırakmak için cesur bir adıma ihtiyacınız var bunu biliyoruz.

Yıllarca beraber yol yürüdünüz, acınızda, neşenizde size eşlik etti. Ama görülen o ki, yukarıda saydığımız konular ve araştırmalar bu yolun çok uzun olmayacağını gösteriyor. Sigarayı bırakma konusunda her ne tereddütünüz var ise hiç çekinmeden bizleri arayın. Bugüne kadar onlarca kişi biorezonans yöntemi ile sigarayı bıraktı. Stres olmadan, güvenle sigarayı bırakarak yepyeni hayatlarına başladılar.

Bursa’da ki kliniğimizde her gün yeni birileri sigarayla vedalaşarak yepyeni bir hayata başlıyor. Artık sıra sizde, çok geç olmadan bizi arayın ve yepyeni hayatınıza birlikte adım atalım. Uzman Doktor Fulden Küçük tarafından yapılan yan etkisi olmayan, acısız, ağrısız biorezonans terapisi ile sigarayı kolaylıkla bırakın.

Detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için bizleri 0552 670 00 52 no’lu telefonumuzdan arayabilirsiniz.

Sağlıkla ve mutlulukla kalın…

Uzman Doktor Fulden Küçük

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

× Bize yazın